Tel : (0252) 214 86 84     e-posta : [email protected]

Tarihçi Adayı

EGET
BİR ÖĞRENCİDEN

Tarihçi Adayı

Hakan

Merhaba Efendim,

EGET Vakfından aldığım telefonu hala anımsarım, orada Özlem Hanım’a söylediklerimi tekrarlayarak söze başlamak istedim.

“Kurdukları bu sistem, safi tüketim olan bir toplum için mucize. Bencilliği erteleyen empatiyle biz gençliğin kendi içinde bir çark başlatmaları muhteşem bir şey. Hiçbir kazanç gütmeksizin Öğrenci-öğrenci’yi anlar mantığıyla kim bilir zamanında aldıkları bursla okuyan büyüklerim ileride benim sağlayacağım bursla hangi dostumun okumalarına destek olacak!”

İsmim Hakan. Ancak ben sadece Hakan'ı temsil etmiyorum.

Tüm inanç köklerinde kaderle insan adını birbirine bağdaştırarak başladığını düşünülür.

Benim hikayem de böyle başladı.

06.12.1996 senesinde, Denizli'de Sevindik Mevkiinde, bir çöplükte. Birkaç haftalık olduğu düşündükleri bir bebek bulundu. Ağlama seslerini duyan bir kadın sabahın güneşle uyanan saatinde polis güçlerini arayarak bir bebeğin hayatını kurtardı. Üzerinde hiçbir bilgi bulunmayan bebeğin ne trajiktir ki ailesine ve kan bağı bulunan hiçbir tanıdığı ortaya çıkmadı. Dönemin Denizli siyasileri adını Hakan soyadını Can olarak Denizli Yetiştirme Yurdu’na yerleştirmekte buldular çözümü.

...

İnsanlar hikayemin sadece hep başını merak ettiler. Benim bilmediğim ailemi ve terk ediliş nedenlerimi. Zamanla yalan söylemekten sıkılıp bende onlara sordum ve sessizliğe gömüldüler.

“Bir bebeği ölüme terk edecek cesareti insan kendinde nasıl bulur?”

Neden terk ettikleri değildi meramım, o cesaretin bende de olup olmaması.

Adım Hakan değil sadece, birlikte büyüdüğüm yüzlerce binlerce kardeşimi ifade etmekteyim

. Ben aynı zamanda Şeyma Süleyman Ali'ydim.

Zor bir başlangıç size sadece kötülük getirmez, iyiliğin ne kadar özel olduğunu öğretir.

Hayat bana başardığım ve başaracaklarımın yalnız bana ait olmadığını gösterdi

Ve tek başıma olmadığımı.

En içten dileklerimle ve saygılarımla,