Tel : (0252) 214 86 84     e-posta : [email protected]

Sınıf Öğretmeni Adayı

EGET
BİR ÖĞRENCİDEN

Sınıf Öğretmeni Adayı

Fatma

1999 yılının Mart ayında Ağrı’nın bir köyünde hayata gözlerimi açtım. Ailenin ilk çocuğu ve ilk torunuydum.  Bu durum hayatım boyunca daha çok saygı ve sevgi ile karşılanmama olanak sağlıyordu.

Doğu bölgelerinde kız çocuklarına pek değer verilmez denildiğinde bunun çok saçma olduğunu düşünürdüm, belki de ailemin bana bu sözün aksine fazlasıyla değer ve önem vermesinden kaynaklanıyordu bu düşüncem. Zamanla etrafımda tanık olduğum durumlardan, arkadaşlarımın çoğunun okuldan alınıp başlık parası denilen saçmalık karşılığında evlendirilmesinden anladım bu sözün neden söylendiğini.

     Üç yaşına gelene kadar hayatımda her şey normaldi. Henüz üç yaşındayken belki de tüm göz damlalarını tanımama neden olacak olan göz rahatsızlığımı fark etti ailem.  Göz rahatsızlığımdan dolayı üç yılım İstanbul’da hastanelerde geçti. İlkokul ve ortaokulu köye bağlı olan okulda okudum.   

Ağrı’nın en iyi liselerinden biri olan Türk Telekom Ağrı Sosyal Bilimler Lisesi’ne başladım on dört yaşında. Okul evime oldukça uzak olduğundan okul pansiyonunda kalmam gerekti. Her ne kadar zahmetli bir dönem olmuş olsa da arkadaşlık, kendi başının çaresine bakabilme konusunda bana çok şey kattı bu dönem.

     Lise öğreniminde yabancı dilde öğrenim gördüm ve o yönde sınava girdim. Amacım İngilizce öğretmeni olmaktı. Ama kendi ana dilini doğru kullanamayan bireylere yabancı bir dil öğretemezdim. Ben de bu bireyleri temelden eğitmek maksadıyla sınıf öğretmeni olmaya karar verdim. Eşit ağırlık bölümü için gerekli olan matematik ve edebiyat bilgisine sahip değildim. Elimden gelenin en iyisini yapmak için düzenli bir şekilde çalıştım. Sınava üç aylık bir süre kala çok çalışmaktan dolayı göz rahatsızlığımın daha da kötü duruma geldiğini öğrendim. Zaten sol gözümde yüzde yüzlük bir görme kaybı vardı, diğer gözümü de kaybetme korkusu beni bunalıma soktu. Ankara’ya sevk edildim, gerekli önlemler alındı ancak sağ gözüm artık yüzde ellilik bir oranla görüyordu. Buna da şükür etmek gerekli. Tüm bu sorunlara rağmen sınavdan iyi bir sonuç aldım ve İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde istediğim bölümü kazandım. Şu an tek amacım başarılı bir şekilde üniversiteden mezun olup vatanıma, milletime, rehberleri olacağım minik yavrularıma iyi ve hayırlı bir öğretmen olmak.

   Bu amacıma ulaşmak aslında pek de kolay görünmüyordu. Ağrı gibi olanaksızlar şehrinde büyümüştüm. Babam bize bakmak için elinden geleni yapıyordu ama üniversite için maalesef bir birikimimiz yoktu. Sadece ben değil bir kardeşim daha üniversiteye gidiyordu bir tanesi de liseye. Babam yedi nüfuslu bir aileye bakmakla yükümlüydü. Ben de babama yük olmamak için burs arayışına girdim. EGET Vakfı ile karşılaştım ve detaylı bir araştırma yaptım vakıfla ilgili. Burs için yaptığım araştırmada karşıma çıkan en verimli ve faydalı imkan bu olsa gerek dedim kendime. Mezun olduktan sonra ben de başka öğrencilere umut kaynağı olacaktım. Bir öğretmen adayı bundan başka ne ister ki! Hemen başvuruda bulundum ve bursu almaya hak kazandığımı öğrendiğimde çok mutlu oldum. Şu an vakıftan burs almaya devam etmekteyim. Eğitim hayatımda bana kolaylık sağlayan bu bursu verenlere ve aracılık eden EGET Vakfı’na müteşekkirim. Yüzlerce kişiyi sevindiren bu güzide vakfın başarılarının devam etmesi dileğiyle…