Nerden başlanır pek bilmem ama nasıl devam edeceğimi hep hayal etmişimdir.
7 çocuklu ailenin tek erkek çocuğuydum. Kardeşlerimle birlikte yaşam mücadelesi vermekteydik. Babam sürekli gurbetteydi. Gurbette çalışırken dedemin bana baktığı seneler de ardı ardına geçiyordu. Başta pek fark edemesem de zamanla babamın eğitimime fazlasıyla önem verdiğini anlamıştım. Şöyle ki, biraz üzücü de olsa kitap alamadığım için babamın komşunun çocuklarından getirdiği kitapları kendisi silip bana veriyordu çözebilmem için. İlginç ama bir o kadar da değerli hissettiriyor şu an bunu hatırlamak.
Aslında küçükken okumanın değerini bildiğim söylenemezdi. Babam belli ki bende bir şey görmüştü çünkü çokça uğraşmıştı eğitimim için. Liseyi çok güzel bir yerde kazanınca, ev hayatım yurda dönüştü. Lisemizden mezun olanların çok iyi yerlere gelmesi gerektiği yargısı vardı. Ben de bu düşünceyle ilerledim. Gelecekle ilgili hayaller kurarken yaz gelmiş olurdu ve yaz mevsiminde hep inşaatta çalışırdım. Sanki hayallerime ket vurulurdu. Yine de babamla inşaatta çalışmak çok eğlenceliydi. Babamla çalıştığım son iş değilmiş gibi gelirdi. Babanın kaybı ne demek hâlâ bildiğim söylenemez. Lakin bildiğim birkaç şey oldu. Ailemi geçindirebilmek ve babamın eğitimime bu kadar uğraşmasının altyapısını anlamak. Babam küçükken köyde çok başarılıymış ve hocası ilkokul bittikten sonra dedemden rica edip babamı şehre götürmek istemiş. Dedem çobanlık bahanesiyle babama izin vermemiş. Klasik de olsa babamın içinde kalmış.
Ben hep savcı olmak isterdim ama babamın o zamanlardan kalan doktorluk hayali varmış. Tabii bunu babamı kaybedince öğrendim. Şartlar beni sadece doktor olmaya itti. Mezun olduktan sonra sınava hazırlandım ve tüm hayallerime doktor olma zorunluğu getirdim. Dürüst olmak gerekirse başarılı olabileceğimi ya da aileme bakabileceğimi düşünemiyordum. Yazları çalışmayı, kışın okula devam etmeyi nereye kadar götürebilirdim. Emin değildim çünkü gerçekten dipte gibi hissediyordum.
Üniversite hayatıma gelince zorluklar peşi sıra devam etti. Bu süreçte EGET Vakfı’nı tanıdım. Ama burayı vakıf olarak tanımlamak, sistemi sıradanlaştırmış olmak gibi geliyor. Vakfı kurmaları, yapmış oldukları işlerle benzersiz olmaları; bunları yaparken de çok normal bir şey yapıyor gibi sakin olmaları beni hep içlerine çekti. Vakfın merkezinden başlayıp her detayını görmeye çalıştım. Hayatımda bir şeyler yer edecekse, bunun bu vakıf olmasını en içten dilerim. Yaptıkları ve yapacakları her güzel şey için teşekkür ederim.
Yine de şimdi geriye doğru baktığımda her şeyi yaşamış olmanın güzel bir tarafı da vardı elbet. Yolumuz belki uzun ama bu yolda birileri fark etmesek de bize hep yardımcı oluyor olacak da. Geldiğim nokta itibariyle doktorluğa çok yakınım ve gerçekten hiç kolay olmadı. Kolay olmayan her insan için de bu süreç bitince ben de bir mum ışığı olacağım.